“Amacın üzüm mü yemek yoksa bağcıyı mı dövmek” sözü “Yerinde sayanlar her zaman yürüyenlerden daha çok ses çıkarırlar” sözü gibi değer verdiğim birkaç sözden biridir; Bu yazıyı yazmadan önce konu ile ilgili aklıma gelen ilk söz bu oldu. Yazıya geçmeden önce size bu deyim hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Türk Dil Kurumunun Deyimler Sözlüğünde yapılan işin ya da söylenen sözün göründüğü gibi olmadığını, arkasında konuyla direkt alakalı olmayan başka bir niyet olduğunu anlatmanın karşılığı olarak bu deyim veriliyor. Biliyorsunuz bu deyimde üzüm yemek isteyen olumludur, iyi niyetlidir, dürüst, güvenli, insancıl ve samimidir. Girdiği bağa zarar vermez hatta onun yerine bağdaki asmaları korumaya çalışır. Emeğin hakkını bildiği için bağcının emeğine saygılıdır. Yeni bağların oluşmasına, bolluğun ve bereketin yayılmasını destekler. Kendisi yediği gibi başkalarına da yedirir. Bağcıyı dövmek amacında olanlar ise yukarıda saydıklarımın hiçbirini dikkate almazlar. Amaçları üzümü yemek olmadığı için yıkıcıdırlar, bağı tarumar ederler. Yapılanı yıkar. Sadece kendilerini düşünürler. Kendi nefsanî duygularını tatmin etmek için hırs içinde oldukları gibi bencildirler de. Gözleri kendilerinden başka kimseyi görmez. Suçlarını örtbas etmek için çamur atmaktan, iftira atmaktan ve yalan söylemekten çekinmezler. Bu deyimle ilgili olarak daha birçok şey söylenebilir ama biz asıl konumuza gelelim. Birkaç eksiğine rağmen üniversitenin o görkemli tören atma töreninden sonra yaşananları bugün yeni değerlendirme imkânı bulabildim. Malumunuz Mardin Artuklu Üniversitesi, yerleşke alanı temel atma töreninde Mardin Belediye Başkanı Sayın Mehmet Beşir Ayanoğlu, kendisine konuşma hakkı verilmediği gerekçesi ile düzenlediği basın açıklamasında üniversite yönetimine tepki göstermişti. Daha sonrasında olaya el koyan sihirli bir el önce muhtarları bir araya getiriyor ve Başkan Mehmet Beşir Ayanoğlu’nu savunmak yerine konuyu Vali ve Rektör tartışmasına getiriyor. Aynı zatlar bu sefer AK Parti İl başkanlığını harekete geçirerek il başkanının adına yapılan açıklamayla konuyu çok daha farklı bir merciye çekerek Sayın Rektörün törende AK Parti’yi es geçtiğini savunuyor. Tabi buradaki ortak nokta üniversiteyi ve hali ile Sayın Rektörü zor durumda bırakmak. Hatta kendilerine yakın çevrelerden edindiğim izlenim Sayın Rektörümüzü istifaya zorlamak. Aslında Sayın Ayanoğlu’na ilk başlarda gelişmelerin dışında olan biri olarak kendisine konuşma hakkı verilmediği için tepkisine hak verdim. Ancak yaptığım kısa bir araştırma sonunda öncelikle Sayın Ayanoğlu’nun rektörlüğün programında kendisine konuşma hakkı verilmemesine tepki göstermesine rağmen üniversitenin temel atma töreninden yaklaşık bir saat önce Yenişehir’de düzenlenen ve Mardin Valiliği tarafından organize edilen Hacı Suphiye Bölünmez İlköğretim Okulu temel atma töreninde kendisine bırakın konuşma hakkı oturma hakkı bile verilmemesine sessiz kalmasını manidar buluyorum. Mardin Valiliği tarafından organize edilen ve Mardin Belediye Başkanına ne konuşma hakkı ne de oturma hakkı verilmeyen bu tür etkinliklerden sizlere daha birçok örneğini hatırlatabilirim. Mesela Devlet Bakanı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından Artuklu Kervansaray’ında verilen çalışma yemeğinde basına da yansıyan, valilik Mardin belediyesini es geçmiş ve belediye başkanına herhangi bir oturma yeri hazırlamamıştı. Toplantıya katılan dönemin başkan vekili olan Zeynel Abidin Bakırcı’nın tepkisi ile kısa süreliğine bir kargaşa yaşanmıştı. Tabi rektörlük olayına tepki gösteren muhtarlar o dönemde de muhtarlık yapıyorlardı, ve il başkanımız o zamanda AK Parti’nin il başkanlığını yapıyordu ama her ne hikmetse o olay karşısında suspus olmuşlar ve hiçbir tepki vermemişlerdi. Sanmayın ki benim hem belediye başkanımızın, hem muhtarlarımızın hem de il başkanımızın açıklamalarına karşılık çok üzüldüğümü bilakis çok sevindim. Çünkü bir saat önceki töreni unutsa bile en azından üniversitenin temel atma töreninden sonra bile olsa kendi hakkını savunabilecek bir belediye başkanımız oldu. Muhtarlarımız da artık belediye başkanımıza ısmarlama afiş ve pankartlı teşekkür yerine artık birebir sahip çıkarak varlıklarını ortaya koyabildiler. İl başkanımıza gelince seçildiği günden beri yaşlılar ve kadınlar günlerinde yayınladığı hazır formatların dışına çıkarak bir basın açıklaması düzenlediği için kendisini tebrik ve takdir ediyoruz. Yanı başımızdaki sayısız gelişmeye seyirci kalan, rektörün teşekkür ettiği başbakan ve milletvekillerinin kendi partisinden olduğunu unutan il başkanımız belki bundan sonra artık Milli Kardeşlik Projesi üzerine de, bölgede artış gösteren şiddet ve terör olaylarına da, Sayın valimizin bundan sonra makamında azarlayabileceği kendi partisindeki ilçe başkanları üzerine de, Kasımiye Medresesi gibi kutsal mekânlarımızdaki ahlaksız aktivitelere karşı da Sayın Valimizin İl özel idaresinde dikkat çektiği büyük yolsuzluklar üzerine de artık bir açıklama yapacaktır. Yazıyı fazla uzatmadan bitirmek istiyorum ama size son olarak yerleşke alanlarının temel atma törenini düzenleyen beş üniversitenin web sitesine baktığımda hiçbirinde belediye başkanına söz hakkı verilmemişti. Gerekçesi ise merkez dahil olmak üzere bütün ilçe belediye başkanlarının yerine milletvekillerinin konuşması. Mardin’de de durum aynı olmuştu. Törene Sayın Ayanoğlu’nun yanında diğer bütün ilçelerin belediye başkanları katılmıştı. Bu olaylar yukarıda söylediğim deyimi hatırlattı. Bunları yazarken siz değerli okuyucularım kimin üzüm yemek istediğini kimin de bağcıyı dövmek istediğini çok iyi anladığını biliyorum. Saygı, sevgi ve kucak dolusu muhabbetlerimle |